Koridor Yayınları’nın çıkarmış olduğu klasiklerden Kumarbaz, uzun bir aradan sonra klasiklere dönmek adına benim için doğru bir kitap oldu.
?
Kitaba başlarken bir kumarbazın hayatını, yanlışlarını okuyacağımı düşünerek 250 sayfa boyunca nasıl bir maceranın beni beklediğini merak ediyordum doğrusu. Sürekli kumar masasında geçen bir roman beklerken, aslında işin altında yatan asıl hikayeyi okuyup daha sonra kahramanımızın asıl kumar yaşantısına geçiyoruz. Bu da yaklaşık kitabın yarısından sonrası ediyor.
?
Kişiler arasındaki ilişkiyi anlamakta biraz zorlandığımı söyleyebilirim. Ki klasiklerde çok yaşadığım bir durum bu. Asıl hikayede önem sahibi olmayan ancak isimleri farklı yerlerde geçen karakterler bazen kafamı karıştırıyor. Ancak artık çok fazla aklımda tutmamaya başladım. Önemli olan karakterleri iyice belleyip okumaya öyle devam ediyorum. Size de tavsiye ederim yoksa kitaba odaklanmak bir süre sonra zorlaşıyor.
?
Kitapta özellikle hırsın bir insanı sürüklediği noktayı çok iyi görüyoruz. Bu hırs sadece kumar değil, aşk olarak da karşımıza çıkıyor. Risk almak ya da kendini aptal yerine koymak arasında aslında çok ince bir çizgi var görüyoruz ki.
?
Klasikleri okurken ister istemez kitapları ve yazarları birbirleriyle karşılaştırıyorum. Sanırım kendime yakın olan yazarları seçmek için. Ve bu kitabı okurken aklım hep Tolstoy’un ‘İnsan Ne İle Yaşar?’ kitabına gitti. Dostoyevski de kalemini sevdiğim klasik yazarları arasına girdi diyebilirim. Ancak Tolstoy biraz daha önde ?

Puanım => 4 / 5

Tanıtım Bülteninden

En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor. Erdemli ve asil bir ruha sahip Aleksey İvanoviç, sevdiği kızın borçlarını ödeyebilmek için kendini rulet masasında bulur. O masadan kalktığında artık zengin bir adamdır ama içindeki kumarbazın uyanışıyla artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. İçinde büyüyen kumar tutkusuyla verdiği savaşta kaybedilecek çok şey vardır. Bu atmosferde ortaya çıkan Kumarbaz’da hikâye, kurmaca bir kumar merkezi olan Roulettenburg’da geçer. Dostoyevski, okuyucuları ruhun karanlık sorularıyla yüzleşmeye zorlar: Kumar masasında para mı, aşk mı, onur mu kaybedilir? Yoksa hayatın kendisi mi? Kendisi de bir kumarbaz olan Dostoyevski, teslim tarihine bir aydan daha kısa bir süre kaldığında romanına henüz başlamamış olduğunu fark eder. Eğer başaramazsa romanlarının telif hakkını kaybedecektir. Kendisine yardımcı olması için Anna Grigoryevna isimli stenografla anlaşır ve hem romanı tamamlar hem de gerçek aşkı tadar. Okuyucuların Dostoyevski’nin ruhuna dokunma fırsatı buldukları bu ölümsüz eseri, Işıl Karasay’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.

 

Yazar            : Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Yayınevi       : Koridor Yayınları

Çeviri           : Işıl Karasay

Sayfa Sayısı : 216

Baskı Yılı      : 2017