Yapılan son araştırmalara göre; 10 kadından sadece 1’i erkeklere ilk adım atmakta. Üstelik yıl olmuş 2017.  

Evet ilk adımı atmak sizi rahat hissettirmeyebilir, gerilebilir, heyecanlanabilir, ne yapmanız, ne demeniz gerektiği hakkında en ufak bir fikriniz de olmayabilir. Bunlar gerçekten normal şeyler. Hatta konuşmadan önce kafanızda bir çok plan yaparsınız ama o kişinin yanına gittiğiniz zaman hiçbir şeyi hatırlamazsınız. Buda sizi oldukça fazla gerer. Bu yüzden ilk adımı atmak istemezsiniz. Veyahut eskilerden beri kafamıza kazınan “kadınlar ilk adımı atmaz” gibi bir düşünceye sahip olabilirsiniz. AMA YANLIŞ DÜŞÜNÜYORSUNUZ!  Böyle bir düşünce hoşlandığınız, beraber olmak istediğiniz kişiden sizi uzaklaştırır, hatta onu başkasına kaptırmanız da kaçınılmaz olacaktır. Kadınlarda muhakkak birisinden hoşlandığı zaman onu söylemeli, cesur olmalı ve korkmamalıdır. İlişkilerin temelidir cesur olmak. Ortada korkacak pekte bir şey yok. Aklınızın bir köşesinde “söylersem bir şey kaybetmem, fakat söylemezsem pişmanlık duyabilir, belki de mutluluğu kaybedebilirim” sözü olsun. Bu size cesaret verecektir. Birisinden hoşlanmanız, birisini beğenmeniz, birisinden etkilenmeniz (aslında bu tanımlamaların hepsi aynı) oldukça doğal, bunu söylemenizde o yüzden doğal olmalı. Yani bir erkeğe gidip ondan hoşlandığınızı, etkilendiğinizi veya onu beğendiğinizi söylemeniz, sizin ilişkiye ve mutlu olmaya hazır olduğunuzu ve cesur bir kadın olduğunuzu gösterir. Ucuz bir kadın olduğunuzu değil. Zaten ucuz bir kadın olsaydınız, onun yüzüne karşı duygularınızı söylemek yerine, kadınlığınızı kullanarak onu etkilemeye çalışırsınız. 

Eski kafalı olmayı bırakın. Çünkü eski kafalı olduğunuz için ilk adımı erkeklerden bekliyorsunuz. İlk mesajı bekleyen Pelinsu gibi olmayın hayatta. Unutmayın ki; o erkekten sizin haricinizde bir başkası da hoşlanıyor. Ve sizin yapamadığınızı yapıp, ilk adımı o yapabilir ve sizde koskoca bir “keşke” sendromu yaratır. İlk adımı siz attığınız zaman mutlu bir ilişkiniz olabilir veya kötü bir tecrübe edinebilir ve ileri ki yaşantınızda nasıl yaklaşmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. 

İlk Adımı Atmak 

  • İlk adımı atmanız, sadece onunla ilgili değil. İlk adımı attığınızda sizde çok cesur ve harika hissedeceksiniz. 
  • Birisini istediğiniz için veya ondan hoşlandığınız için harekete geçiyorsunuz. Buda kendinizle gurur duymanızı sağlar ve özgüveniniz içinde çok önemli bir egzersizdir. 
  • “Hadi diyelim yanına gittik. Peki ne söyleyeceğim?”  diye düşünmeniz oldukça normal. Hoş bir gülümseme ile birlikte, güzel ve sade bir “merhaba” diyebilirsiniz. Ardında gelecek olan küçük bir iltifat karşı tarafın duvarlarını yıkıp, buzlarını eritmesinde fayda sağlayacaktır. İlk adımı bir kadın olarak siz attığınız zaman erkeklerin gözünde ucuz bir kadın olarak görünmezsiniz. Bunu unutmayın! Erkeklere ilk adımı sizin atmanız onların gözünde, kendinden emin, ne yaptığını bilen, cesur, dürüst, aktif ve sıra dışı bir kadın olduğunuzu gösterir. Erkekler sizin hakkınızda böyle düşünürler ve çizdiğiniz ilk imaj unutulmaz olur. (itiraf etmek gerekirse, bana ilk adımı atan bir kadını hala unutmadım ve gözümde ayrı bir yeri vardır)  
  • 3. maddeyi okuduktan sonra sayfayı kapatıp iltifat etmeye gitmediniz umarım. Eğer gitmediyseniz bu maddeye dikkat edin. Evet iltifat edin ama doğru bir şekilde iltifat edin. Onun uzun boylu olmasına veya yakışıklı olmasına iltifat etmeyin. Yani ona “David Beckham’ de kimmiş sen burada dururken” gibi çokta abartılı bir iltifatta bulunmayın. Üzerindeki herhangi bir şeye iltifat edebilir veya sportif bir vücudu varsa, başarısı hakkında iltifatta bulunabilirsiniz. Tabi bunları yaparken, asil olmalı, dibine düşmemelisiniz. Şöyle düşünün biri size “ne kadar güzel gözleriniz var” dese mi hoşunuza gider veya uzun uğraşlar sonucu yaptığınız saçlarınızı “kime yaptırdınız?”  diye sorduklarında mı daha iyi hissediyorsunuz. 
  • Dilediğiniz gibi birinin kendi kendine hayatınıza girmesini beklemektense, o olabileceğini düşündüğünüz kişiye ilk adımı siz atarsanız vakit kaybı diye bir şey de kalmıyor. Kazan-kazan dedikleri tam da böyle bir şey! Ayrıca, bir şeylerin olmasını beklemektense, onları olduran kişi olmak çok daha iyi hissettirmez mi? 
  • Size şuan ilk adımı attığınız zaman yaşayabileceğiniz en kötü senaryoyu söylüyorum. “Hayır!” Karşılaşabileceğiniz en ağır senaryo bu. Sevgilisi olabilir, yeni ayrılmış olabilir, hayatında kimseyi istemiyor olabilir ve size bu yüzden hayır diyor. Sizde daha önce bir çok kişiye hayır dediniz. O yüzden bu durumu anlayabilirsiniz. Ve bir daha onu görmeyeceksiniz. Bu yüzden kaybettiğiniz bir şey yok, ama çok güzel bir tecrübe kazanıyorsunuz. 

Küçük bir not: Erkeklere karşı ilk adımı attığınız zaman (eğer sevgilisi yok veya yeni ayrılmamışsa) bir ilişkiye başlamamanız imkansız. Aynı zamanda  uzun ve  mutlu bir ilişkide olmanız kaçınılmazdır.