yaşam, sağlık, dünya kadınlar günü, güç

Bazen karmaşık bazen duygusal bazen sinirli bazen agresif bazen tüm ilgiyi kendine çekebilecek kadar cazibeli bazense oldukça salaş. Her an farklı kadının hali, kadını kadın bile çözemiyorken erkeklerden çok şey bekliyormuşuz gibi geliyor bazen. Farklı ruh halleri, değişken tavırlar; ah bu hormonlar!

Ne kadar değişirse değişsin kadının hali, kadın hep güçlüdür özünde. Kendi için, sevdikleri için; ayakta durmayı, güçlü olmayı sever kadın. Bunca şeyin arasında fit olmakta ister tabi. Ama o çikolata yok mu o çikolata. Hem en yakın dostumuz hem baş düşmanımız. Sadece çikolata olsa yine iyi bunun pastası var, böreği var, çok yedim diyip sadece salatayla karın doyurmaya çalışması var. Yediğimize içtiğimize dikkat etsek de daha bunun hamilelik dönemi ve sonrası var. Burada sizden ziyade çevrede dolaşan yanlış bilgiler nedeniyle çevreden baskılanıp fazla yiyor olmanız sıkıntı yaratabiliyor. Olay sadece kiloyla kalsa sorun değil eğer dengeli beslenmezseniz bazı eksiklikler sebebi ile bebeğinize de zarar verebilirsiniz.

Maalesef toplumun geniş kesimlerinde hala varlığını sürdüren ve giderek artan baskıcı gelenekler ve eğitimsizlik nedeniyle sağlıklı beslenme bilinci olmayan kadın hem kendi hem de çocuğu için hastalık riskleri oluşturabiliyor. Bunun önüne geçebilmek içinde yine siz sevgili annelerimize büyük görev düşüyor. Çocuğunuzu mutlaka küçük yaşlarda sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda bilinçlendirmeye başlamalısınız.

Kadın bedeni erkek bedenine göre daha fazla yağ depolamaktadır. Erkeklerde kas yapısı fazlayken kadınlarda bu oran daha azdır. Bu nedenle erkekler daha fazla, kadınlar ise daha az enerji harcamaktır. Başka bir değişle kadınların metabolizmaları erkeklere oranla daha yavaş çalışmaktadır. Dolayısı ile bu matematik ile beslenmezseniz kilo almanızda kaçınılmaz olmaktadır. Tabiki bu bir genellemedir. Tecrübelerim bana gösterdi ki; herkesin kendi vücudunu tanıması ve ona göre beslenmesi gerekiyor. Ben genelleme yoluyla gidilerek herkes için aynı sonuca ulaşılacağına inanmıyorum.  Ancak az yiyerek zayıflamaya çalışmak her halükarda vücuda zararlı, az yiyorsanız da her öğünde salata yemek yerine mümkün olduğunca her besinden faydalanarak porsiyon küçültme yoluna gitmelisiniz. Ara öğünler her zaman için kurtarıcıdır, iştah kontrolünüzü sağlar, özellikle öğle ve akşam arasındaki ara öğünü kaçırmayın derim.

Bedeninizi doğru beslemenin yanında ruhunuzu da beslemelisiniz. Kendinize zaman ayırmalı sevdiğiniz işlerle meşgul olmalısınız. Kendinize bir hobi bulun ve boş vakitlerinizi buna ayırın. Hem psikolojik açıdan rahatlamanıza, hem stresten kurtulmanıza yardımcı olacaktır. Stresten ne kadar uzak durursanız kötü hastalıkların sizi yakalamasına da o derece engel olursunuz.

Mutlaka rutin olarak kontrollerinizi yaptırın. Kan değerlerinize baktırın. Demir eksikliği kadınlarda çok sık görülüyor, özelliklede gebe kadınlarda yanlış beslenmeye bağlı olarak demir eksikliği görülmesi bebeğini de olumsuz yönde etkilediği gibi anne ve bebek ölümlerinde yol açabilmektedir. Menstürasyon dönemlerinde demir ağırlıklı beslenmek de oldukça önemlidir. Bu sayede daha dinç, daha az ağrılı bir şekilde regl dönemi geçirebilirsiniz. Bunun yanı sıra sinsice ilerleyen bir rahatsızlığınız varsa erken tanı sayesinde bunu daha kolay atlatabilirsiniz. Bunların başında da bildiğiniz gibi meme kanseri geliyor. O nedenle mutlaka rutin olarak her sene veya belirli ay aralıkları ile sağlık taramanızı yaptırın.

Demir eksikliğinin yanı sıra kalsiyum eksikliği de yine kadınların başına bela. Menopoz döneminde bu durum daha da ciddi bir boyuta ulaşabiliyor. Bu nedenle osteoporoz riskini de göz ardı etmeden beslenmenize şimdiden kalsiyumu ekleyin derim. Her öğünde süt grubu bir besin mutlaka size eşlik etsin. Bu sayede hem bağırsaklarınızla hem de kemiklerinizle dost olabilirsiniz.

Sık sık değişen hormonlarımızın da etkisi ile bağırsak problemleri de yaşayabiliyoruz. Bunun içinde bol posalı ve de probiyotik içerikli beslenmenizde fayda var. Probiyotik bakteriler bağırsaklarınıza dost bakterilerdir. Bağırsaklarınızın daha kolay çalışmasını sağlarlar. Bunun yanı sıra onların beslendiği prebiyotiklerimiz var. Nedir bunlar? Keten tohumu, kuşkonmaz, muz, soğan, sarımsak, yulaf, kuru baklagiller, yeşil sebzeler. Probiyotiklerin ise bildiğiniz gibi en başlıcası fermente ürünlerdir, yani ayran, yoğurt, kefir bunun yanı sıra lahana turşusu da iyi bir probiyotik görevi görüyor. Aynı zamanda sizde probiyotik alıp yoğurdunuzun içine katarsanız daha fazla verim sağlayabilirsiniz.

Sporu hayatınızın bir parçası, inanılmaz sonuçlar göreceğinize eminim. Ama her şeyde olduğu gibi bunda da size uygun olanı yapmalısınız. Vücudunuza, yaşınıza göre spor yapmalı spor sürenizi fazla abartmaktan veya kendinizi zorlamaktan kaçınmalısınız. Sevdiğiniz bir spor dalı varsa ona yönelmeniz spordan daha çok verim almanızı sağlayacak ve sıkılıp bırakmanızı engelleyecektir.

Cilt elastikiyetinizi kaybetmemek, yaşlanmanın önüne geçmek için bol su için ve antioksidanlardan yararlanın. Cilt nemini kaybederse çabuk yaşlanır ve kurur bunu önlemek için bol bol su içmeniz lazım. Bunun yanı sıra vücutta oluşan oksidatif stresi azaltmak için ise antioksidanlardan yararlanmalısınız. Vitamin ve minerallerle dost olmalısınız. Özellikle cilt için E vitamini ve C vitaminin önemini unutmamalısınız. Diğer vitaminlerde cilt için oldukça yararlıdır daha fazla vitaminden yararlanabilmek adına her gün farklı sebze ve meyvelerden yararlanın. Fit hissedin fit yaşayın.

Sürekli tatlı veya hamur işi yemeyin. Tatlı size bir ödül değil size bir ceza unutmayın. Bitter çikolata size dost; sütlü, bol katkı maddeli çikolatalardansa bol antioksidan içeren bitter çikolatayı hayatınıza sokun(%70 üzeri olanları) ve miktarı aşmadan onu tüketin. Şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü hafif tatlıları tercih edin.

Unutmayın siz çok değerlisiniz. Kendinize vakit ayırmanız, kendiniz geliştirmeniz hem çocuklarınıza hem size katkı sağlar. Bunun için bol bol kitap okuyun, araştırın, uzmanlardan destek alın. Her gördüğünüze, her duyduğunuza hemen inanmayın. Gezin, görün, dolaşın. Farklı tadlar tadın, farklı yerler keşfedin. Hayatınızda sizi demotive eden insanlardan uzak durun. Sizin elinizden tutup sizi bir yerlere taşıyabilecek olan insanlarla beraber yürüyün. Her zaman bir hayaliniz, bir umudunuz olsun, ona ulaşmak için yürüyün. Sevdikleriniz için gülümseyin. Gülümsemek en büyük ilaçtır unutmayın ve asla umudunuzu kaybetmeyin. Kadın isterse yapar! Öyleyse hadi harekete geçin.

 

Related Posts

4 Güçlü Baharat
Adım Adım Kilo Koruma
Ramazanda Sağlıklı Beslenme