seyehat, barcelona, simge, heykelBarcelona deyince gözünüzün önüne simgesi olan bu heykel gelmiyorsa henüz o büyülü şehirle tanışmamışsınız demektir. Gecesi başka gündüzü başka güzeldir Barcelona’nın. Coşku dolu, heyecan dolu, aşk dolu bir şehir hayal edin: İşte size Barcelona…

 

Katalonya’nın baş şehri, İspanya’nın ikinci büyük kentidir Barcelona. Büyük bir liman şehri olduğundan İspanya’nın Akdeniz’e açılan kapısı olarak da tanımlanabilir. Dili Katalanca olan kentte Katalan kültürü baskınlığını hissettiriyor. 1992 yılında Dünya Olimpiyatlarına da ev sahipliği yapan kent, Gaudi’nin modernizminin yaşayan anıtı gibi yükseliyor. Barselona, bütün İspanya için bir kültür merkezi olmasının yanı sıra, Katalan dili ve kültürünün zenginleştirdiği özgün bir tarihsel geleneğe de sahiptir. Katalonya’nın siyasi ve toplumsal tarihinde belirleyici olan Katalan kültürü kapalı ve yerel bir kimliğe bürünmemiş, tersine dünyadaki diğer akımlarla, özellikle Avrupa’ya açılarak gelişmiştir.seyehat, barcelona, İspanya, Meydanı

Konumu gereği tarih boyunca sürekli ele geçirilmek istenen ve dolayısıyla da sık sık değişik milletlerde el değiştiren kent, tarihi ve modern yapıları uyumla kaynaştırmıştır. Eski kentin ana ekseni, kuzeyde büyük ticaret merkezi Plaza de Cataluna, güneyde ise Paseo Marítimo ve kıyı şeridi arasında uzanan bir dizi bulvardan oluşan Ramblas’tır. Kitap, gazete, el sanatı ürünleri ve çiçek satılan küçük dükkanlarıyla Ramblas sevilen bir gezinti alanıdır.

seyehat,barcelona, gaudi sagrada familia, bitmeyen kilise

Barcelona’da gezilmesi ve görülmesi gereken yerler diye soracak olursanız liste hayli uzun olacaktır . Barcelona deyince akla ilk gelen ünlü mimar Gaudi’nin eserleridir. Özellikle Sagrada Familia (nam-ı değer: Bitmeyen Kilise) Gaudi’nin çizdiği proje üzerinden inşasına devam edilen en önemli eseridir. Yapımı bağışlarla devam ettiğinden Gaudi’nin ölümünün 100. yıldönümü olan 2026 yılında biteceği tahmin edilmektedir. Ancak bitmemiş haliyle bile insanı büyülemektedir. 

 

 

 

 

Ünlü mimar Gaudi’nin şehrin dört bir yanına serpilmiş eserleri bulunmaktadır. Park seyehat,barcelona, gaudi park, güellGüell Barcelona’da görülesi en önemli noktalardan ikincisi. Gaudi Parkı olarak da bilinen park ünlü mimarın farkı boyut ve şekildeki birçok eserini barındırıyor. Özellikle havyalardan esinlendiği heykel ve yapılarla dikkati çeken Gaudi, masalsı bir kent yaratmış Park Güell’de. Saatlerce sıkılmadan gezilebilir.

Bir diğer Gaudi harikası ise; Passeu de Gracia (Zarafet Bulvarı) Bulvarı’nda yer alan Casa Mila ya da diğer adıyla La Pedrera Barcelona’ya hayat veren ünlü mimar Gaudi tarafından sanat meraklısı politikacı Pere Mila için yapılmış. Sıra dışı mimarisi ile dikkat çeken yapının çatısı çok ilginç.

Şehri kuşbakışı gören eşsiz bir manzaraya sahip Montjuic Tepesi’ne uğramadan geçmeyin. Poble Espanyol (İspanyol Köyü), Montjuic Tepesi’nde bulunan en ilgi çekici yer bence. İspanya’daki ünlü binaların ve caddelerin küçük kopyalarından oluşturulmuş. Özellikle fotoğraf çekmek için durulması gereken bir nokta.

Barselona’nın en güzel ve turistik parkı Parc de la Ciutadella olarak bilinir. Parkın içindeki gölde kayıkla dolaşılabilir. Ayrıca içinde hayvanat bahçesi, doğa tarihi müzesi, uçsuz bucaksız yeşil alanlar ve görkemli Font Monumental fıskiyesi de yer alıyor.

Barcelona’nın tarih ve sanat kokan yapıları bu kadar değil elbette. Ünlü Barcelona Katedrali, Katalan Ulusal Sanat Müzesi, Santa Maria Del Mar Bazilikası en önemlileridir. Tibidabo da görülesi güzellikte bir tepe. Barselona’nın Collserola bölgesinde yer alan tepe, Parc d’Atraccions adında bir lunapark, Torre de Collserola adında bir kule ve Temple Expiatori del Sagrat Cor adında bir kiliseyi barındırıyor. Barcelona deyince akla gelen bir diğer sanatçı da ünlü İspanyol ressam Miro’dur. Miro’nun hayatı boyunca yaptığı eserlerin tamamını bulabileceğiniz Miro Galerisi de özel bir öneme sahip.

Barcelona’nın merkezi kabul edilen La Ramblas caddesinin sonunda bulunan Port Vell (Eski liman), içinde akvaryum, denizcilik tarihi müzesi ve sinema salonlarını barındırıyor. Mercat de La Boqueria da yine La Ramblas caddesi üzerinde bulunan en ünlü pazar yeri.  Barceloneta ise şehir merkezinin hemen altında, sahil kenarında yer alan sakin ama güzel bir semt. Küçük restoranları ve kafeleriyle ünlü. Ayrıca kent merkezine en yakın plaja da sahip. Eğer Barselona geziniz boyunca denize girmeyi düşünüyorsanız eğlenceli bir durak. Son olarak da sayabileceğimiz uğrak noktası, sizlerin de tahmin ettiğiniz gibi Nou Camp Stadyumu. F.C Barcelona kulübünün evi olan bu stat futbolsever turistlerin olmazsa olmazıdır.

Bu kadar gezintiden sonra karnımız acıktı, nerde yemek yiyebiliriz diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Eğer tercihiniz elit bir mekansa, İspanyol mutfağının doyurucu tatlarını bulabileceğiniz doğru adres, Barceloneta’da bulunan Tast-Ller adındaki restoran olmalı. Sadece 4 masası bulunan bu restoranda günler önceden rezervasyon şart; ama inanın tadacağınız lezzetlere değiyor. Daha ucuz ama lezzetli bir yemek istiyorum derseniz, onun da kolayı var. Barceloneta’da bulunan Robadora Kafeyi öneririm. Deniz mahsulleri Paella ve balık kızartması harika. Akdeniz ve İspanyol mutfağını çok iyi yorumlamışlar.

Barcelona gezisi takriben 3-4 gün dolu dolu yetecektir. Eğer daha uzun bir tatil düşünüyorsanız Barcelona’ya yarım saat mesafede Cidges adındaki sahil kasabasına da gitmenizi öneririm. Kumsalları, eşcinsel festivali ve ızgara tavuğu ünlüdür.

Kalabalığın ve coşkunun asla bitmediği son derece kozmopolit bir yapıda olan bu kent, sizi tarihe de sanata da doyuracaktır. İspanya’nın tamamında göze çarpan en önemli özellik, bir Avrupa ülkesi olmasına karşın turizm açısından çok pahalı bir ülke olmamasıdır. Turistler seviliyor ve el üstünde tutuluyor bu ülkede. Herkes çok sakin ve mutlu görünüyor. Trafikte korna çalmamak ve yayalara öncelik vermek adeta bir düstur. Genelde siesta saatlerinde sokaklar daha sakin. Akşam saatlerinde ise, atıştırmalık barlar tıklım tıklım. İnsanlar buralarda hem stres atıyor hem de sosyalleşiyor. Ayaküstü muhabbet diye buna denir . Restoranlar ise gece saat 22.00’den sonra kalabalıklaşıyor. İspanyollar gece geç saatlere kadar yemek yemeği seviyorlar.

İspanya’ya gidip de Flamenko izlememek olur mu? Barcelona’da bu konuda son derece güzel mekanlar mevcut. Ben La Mila adında küçük bir barda sahne alan bir gruba denk gelmiştim. Ateşli Flamenko dansının modern dansla birleştirilmiş halini sahnede doyasıya izlemiştim. Aşkın dans hali bu olsa gerek!

Eğer Barcelona’ya yolunuz düşerse geceleri uyumayan gündüzleri ise heyecanla coşturan bir kent sizi bekliyor. Barcelona gülümsüyor .

Related Posts

İspanya’nın Ulusal Anıtı: Toledo