seyahat-rome-italy-trevi-fountain-aşk-çeşmesi

Elinde bozuk parası ile kalabalığı yararak boş bir yer arayan bir yığın insan… İğne atsan yere düşmez denilen türde bir kalabalıktan bahsediyorum ve sabah akşam günün her saati aynı derecede yoğun…

Roma’da bulunan Trevi Çeşmesi’nden söz ediyorum. Aşkı arayan bulamayan, bulmayı isteyen, dileyen; bulmuş ise önünde aşkıyla fotoğraf çektiren, düğün fotoğraflarına mekan olarak kullanan onca insan… Bu çeşme her haliyle aşkı, aşıkları kendine çekiyor. Aslında hikayesinin aşkla ve aşıklarla hiç ilgisi olmasa da Trevi Çeşmesi aşkın sembollerinden olmaya devam ediyor.

Hikayesine gelince; Roma askerleri savaştan yorgun argın şekilde dönerken yolda su aramalarına karşın bulamadıkları için fazlasıyla susuz kalmışlar; şu an tam da çeşmenin olduğu yerde önlerine güzeller güzeli bir İtalyan kızı çıkmış ve onlara bulundukları yeri kazmalarını su bulacaklarını söylemiş; askerler de bulundukları yeri kazarak suyu bulmuşlar.

Efsanenin aslı bu olmakla birlikte çeşme İmparator Agustus zamanında onun damadı tarafından Poli Sarayı’nın kenarına inşa edilmiştir. Denizler tanrısı Neptün’ün ihtişamlı heykeli insanı kendine hayran bırakırken; çevresindeki figürler ise denizin değişkenliğini ifade etmektedir. Çeşmenin asıl ortaya çıkış efsanesi olan Roma askerlerinin yeri kazmaları ve başlarında duran güzel kız da dikkat edilince fark edilen ince ayrıntılar.

Görenler bilir, Aşk Çeşmesine sırtınızı dönüp sol elinizdeki bozuk parayı omzunuzun üzerinden çeşmeye doğru fırlatırken gerçek aşkı bulmayı dilersiniz. Bu ritüel aşkı bulmanın garantisi olmasa bile, denemeye değer. Zira çeşmeye gelen gelin ve damatları gördükçe “Acaba?” demekten kendinizi alamazsınız. Havuza düşen paranız ise artık İtalya Kanunlarına göre kamu malı haline gelmiştir. Sakın parayı eğilip almaya kalkışmayın, bu bir suç çünkü! Yok benim dileğim yanlış oldu, yok efendim tam karar vermemiştim falan artık geçmiş olsun arkadaşlar…

Binlerce yıllık tarihi bir kent olmasından mıdır nedir, Roma’ya gittiğinizde nerede nasıl bir sanat başyapıtıyla karşılaşacağınızı tahmin edemiyorsunuz. O daracık sokaklardan geçerken her an önünüze çıkan devasa boyutlarda, göz kamaştıran güzellikteki tarih ve sanat kokan eserler şaşırtıyor insanı. Trevi Çeşmesi de bu yüzden yeri itibariyle beni şaşırtan eserlerden. Zira trafiğe kapalı dar ara sokaklardan geçerek çeşmenin olduğu küçük meydana ulaşıyorsunuz. Apartmanların arasına sıkışmış bu şaheser “Neden burada?” sorusunu akla getiriyor. Meydan o kadar küçük ki, dilek tutmak isteyen insanlar ve fotoğraf çekmek isteyenler birbiriyle akraba oluyor. Size tavsiyem Roma’ya gittiyseniz Trevi Çeşmesi’ne gece gitmeniz. Gündüzün kalabalığı dağılmış, biraz olsun ferahlamış olduğu bir zaman…

Tre Vıe kelime anlamı olarak üç yol anlamına geliyor; yani üç yolun kavşağındaki çeşme, beyaz perde sayesinde olmuş bize Aşk Çeşmesi. La Dolce Vita filmini izlemişseniz hatırlarsınız, boş roldeki aktrist Anita Ekberg, Aşk Çeşmesi’nin içine girmişti –ama siz sakın denemeyin-. 1960 yapımı filmde İtalyan sosyetesinin yaşadığı tatlı hayatın beraberinde getirdiği ahlaki çöküş anlatılmaktaydı. Çeşmenin beyaz perdede yer aldığı ilk film olmasının da ötesinde oldukça ilginç bir film, izlemenizi tavsiye ederim.

İster dilek tutup, bozuk para atın, ister meydandaki dondurmacılardan dondurma, kestanecilerden kestane alıp yiyin, isterseniz küçük hediyelik eşyalar satanları gezin… Sebep ne olursa olsun Roma’ya yolunuz düştüyse Trevi Çeşmesini görmeden gelmeyin. Tuttuğunuz dilek aşkı getirmese de Roma’ya bir daha yolunuzun düşeceği kesin.

Related Posts

Cesaretli Ve Atılgan “KOÇ BURCU“
Aşkın Şehri Verona
Asi ve Sevgi Dolu “KOVA BURCU”